9 Kasım 2010 Salı

Double Rainbow Gal ( Hey That's Me ! )

Ooooh man what does it mean ?
Bir hal olduk otobüse bin-in
Sakin ol Ecem ne bu öfke, ne bu kin ?
Bu gözlük hala 5 lira mı ?

  Açılışı günün büyük bi kısmını özetleyen bu dörtlükle yapmak istedim. Şiirin açıklamasına geçmeden önce belirtmeliyim ki bizim bu otobüs seçme olayına bi son vermemiz lazım.Gerçekten dolu die binmiyoruz binmiyoruz en sonunda en dolusuna biniyoruz. Hayır bi de arkadan gelen otobüs boş olmasa içim yanmıycak.Gelelim şiirin açıklamasınaaaa ya da gelmeyelim o.O Evet en baştan almalıyım.

CHAPTER I : DİL ÖĞRENCİSİYİM İNGİLİZCE YAZIYORUM (  o.O ?)

  Bugün tüm sınıfı lolipop yerken görünce canım lolipop çekti. Ah çekmez olaydı dakantine giderken kafama top yemeyeydim. Biri de açaydı kollarını deyeydi getme ! Sizin yüzünüzdeeeeeeeğn ! =D Bak mesela Ecem "Miduuuu gidme" diyebilirdi ama demedi. =( Neyse çıkışta Kipa'ya lolipopalmaya gittim , gidince Ece, Sezgi, Gözdem ve Özge'yi gördüm. İnsan bi Kipa'ya gidiyoruz der dimi ! Ya beklemeden gitseydim ? Ama konumuz bu değil. Biz Kipa'dan çıktık yürümeye başladık, Ecem durduk yere "Naber lan götoş" dedi yanımızdan geçen insanlara tabi ki de yüzlerine bakarak demedi o kadar göt yok Ecem'de =P Biz Gözdem'in tuzlu talaş tadındaki zımbırtısını yiye yiye "Sıpaydi Kırtasiye"ye gittik. Her zamanki gibi "sıpaydırmen"li gözlüğü elimize alıp içeri daldık ve ben adama sordum " Bu hala beş lira mı ?"adam başıyla onayladı canından bezmiş bir şekilde .( ve Mizuk roman yazmaya başlar ) Şimdi burdan o beyfendiye soruyorum, argadaşım o gözlüğü herhangi birinin gerçekten almak isteyeceğini düşünüyor musun ?  Böyle bir düşüncen varsa yanılıyorsun demektir zira o gözlüğü koca gezegende emin ol ki sadece BİZ almak istiyoruz.  Neyse tamam sittiret sıpaydili gözlüğü . Durağa gittik, salak saçma muhabbet yaptık ( Shane der ki  ''and if you go i will give you all a personally b...... '' o.O altın kelime altın rengiyle belirtilmiştir =P )

  CHAPTER II : IN THE BUS

   Ecem hariç hepimiz otobüse bindik gittik. Ecem binemedi çünküşöför kapıyı kapattı =( Ben tüm yolu ağzımda lolipop ve hiçbir yere tutunmadan gittim. Bu kadarını Maykıl Jeksın bile yapamazdı U_U Keşke Ecem olsaydı da görseydi T.T Bi ara Gözdem amcanın birine dayadı hatta ama olsun hep onlar mı dayayacak yani ?
  Ecem'in ahı mı tuttu nedir kaza nedeniyle yol kapanmıştı. Biz de aktarma merkezineçok kalmamış diye düşündük ve indik. Hemen arkamızda olan otobüse gittim ve Eceeeeeeeeeeeeeem iiin hemeeeen diye bağırdım. Sonra yüzümeye başladık ama o da nesi ? O.O Yol açılıyordu sanırım hemen koştuk boş otobüse bindik. Ecem' otobüse bineli 5 dakika olmamış olsa gerek Ecem'e 85 kr girdi.( Ecem'in iddia ettiğine göre 2 lira ) Otobüste heyecanlı heyecanlı koşup durmadan Ecem'e çarpan kız da bonus. Ecem böyle bağırıp çağırdıkça yanımızdaki amca bize ( Ece ve ben) bakıp bakıp "yazık lan size" der gibi güldü AMA NEDEN BENİM SPACE TUŞUM ÇALIŞMIYOR ?! Hay zıç -.-" Tamam devam ediyorum. Ya da etmiyorum çünkü chapter 2 bitti.

CHAPTER III : DOUBLE RAINBOW GAL
  
  Otobüsten iner inmez mala bağladım. Gökyüzünün aynı anda pembe , mavi ve siyah olması bende uyuşturucu etkisi yaptı bildiğin. Her zamanki gibi gittim kendi durağıma ama bu sefer farklı olarak salak saçma gökyüzünün fotoğrafını çektim. Evet belki malım? Ben fotoğrafları çekerken 969 geldi amayolcu almadı ardından bir tane dolmuş tipi 969 geldi ona bindik.Sezgi, Gözdem ve ben konuşa konuşa gittik. |BAZINGA|



4 Kasım 2010 Perşembe

Ağırlıktan başka bişey değilsiniz !

Soğuk bir sonbahar günüydü... Yok lan sıcaktı. Ece, Ecem , Gözdem, Sezgi , Özge ve ben gittik en dolu otobüse bindik. -ki iyiki de binmişiz.- Ece önderliğinde ilerlerken otobüsün en sıkışık yerinde durmak benim için büyük bir lütuf idi. (bkz. olaylı otobüler) Ecem'in arkamızdaki şizofren amcaya atarlanması günün ilk olayıydı. İşte o diyologlar ( acaip tok magazinci sesiyle) :

- İlerleyin çocuklar!
- Nereye ilerleyeyim ?
- İlerleyin işte.
- Nereye tutunucam ?
- Bak tutunacak yer var.
- (Ecem havayı tutar) hı evet var. (içinden : ok bay )
- Peki.

Ecem Frank'i görüyor musun bebeğem ? :D

Ece'nin önündeki teyzenin gülüşü çoğoştu ama. Neyse otobüs hareket etti ben yuvarlandım Michael Jackson oldum tam Ecem'in belinde dolanırken (Look at that ! Sekseeeey! )  adını bilmediğim kahramanım ( bildiğim amca işte) beni çekti ve tut şurayı dedi. ( yanlış anlaşılmasın pencere kenarındaki tutamaçlar var ya o )

 Ve geldik yolculuğumuzun en önemli noktalarından birine : mükemmel yuvarlanmam !  Çocuğun üstüne löngürt diye düştüm ama Allah için güzel düştüm U.U Simitçi bıyıklı çocuk olmasa vallaha yerdeydim. Eyvallah SMB.
  Bir gün arayla devam ediyorum :D :D ( Ama kısa kısa unuttum çünkü U.U )

  •   Peki Ecem'in 200 metre aşağı inme ve kentkart kurtarma çabaları n'olucak ? Ecem çoğoşsun . <3
  •   Burdan otobüs dışından bağıran amcaya sesleniyorum ! Gururum incindi =(  Yok lan sikimde bile olmadı.   Hey amca i will be stalkin ya mom 8D *
  •  Neyse yeterin gayrı artık yolluyorum zaten üstünden bi gün geçti unuttum :D
  •  Ha bi de Esra hocaya sordum kardeşi varmış ama ona benzemiyomuş yani otobüsteki bacısı olamaz =P
  •  Son olarak : Anne ben Maykıl Jeksın oldum ! <|=D

SON